
Hafta başından bu yana yön bulmakta zorlanan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yönünü belirleyecek en önemli katalizör öncesinde adeta nefesini tutmuş bir seyir izledi. Endeks, günü %0,09’luk sınırlı bir yükselişle 11.377,55 puandan tamamlarken, yatırımcıların tüm dikkati bugün gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump arasındaki kritik zirveden gelecek haber akışına çevrildi.
Piyasaları Ayakta Tutan Güçlü Katalizörler
Endeksin yurt dışındaki zayıf seyre rağmen pozitif bölgede tutunmasını sağlayan iki ana güç kaynağı bulunuyor:
- Kritik Zirve Beklentisi: Piyasaların birincil motivasyonu, Beyaz Saray’daki görüşme. Masada F-16 ve F-35 programları, Halkbank davası ve en önemlisi Başkan Trump’ın “iyi geçmesi halinde CAATSA yaptırımlarını kaldırmayı değerlendirebilecekleri” yönündeki ifadesi, devasa bir potansiyel barındırıyor. Zirve öncesi imzalanan Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Mutabakat Zaptı ise somut ve olumlu bir ilk adım olarak şimdiden fiyatlanıyor.
- Yabancı Yatırımcı Akını: Piyasayı destekleyen en somut veri ise TCMB’den geldi. Yabancı yatırımcılar, 19 Eylül haftasında 407,6 milyon dolarlık net hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Bu rakam, 13 Haziran haftasından bu yana kaydedilen en yüksek haftalık yabancı girişi olmasıyla, uluslararası yatırımcıların zirve öncesi pozisyon aldığını ve Türkiye varlıklarına olan iştahın gücünü koruduğunu net bir şekilde gösteriyor.
İşlem Hacmi ve Sektörel Ayrışma Temkinli Bekleyişi Yansıtıyor
Ancak tablonun diğer yüzünde, piyasadaki temkinli bekleyişi yansıtan önemli sinyaller de var:
- Düşük İşlem Hacmi: Dünkü işlem hacmi, bir önceki güne göre 46,3 Milyar TL gibi sert bir düşüşle 121,4 Milyar TL’de kaldı. Hacmin 5 günlük ortalamanın %21 altında kalması, büyük yatırımcıların zirveden çıkacak net sonuçları görmeden agresif pozisyon almaktan kaçındığını ve piyasanın “bekle-gör” modunda olduğunu gösteriyor.
- Bankacılık-Sanayi Ayrışması: Yükselişin genele yayılmaması dikkat çekici. Sanayi Endeksi %0,55 artarken, Bankacılık Endeksi’nin %0,88 değer kaybetmesi, piyasadaki ayrışmayı net bir şekilde ortaya koyuyor. Bankaların, diplomatik ve siyasi haber akışına en duyarlı sektör olması, bazı yatırımcıların bu alanda risk almak istemediğine işaret ediyor.
Bu çerçevede piyasalar, güçlü yabancı alımları ve zirve beklentisiyle desteklenirken, düşük işlem hacmi ve bankalardaki zayıflıkla dengeleniyor. Zirveden gelecek olumlu haber akışının, bekleyen alımları harekete geçirerek endeksin 11.500-11.600 bandındaki kritik direnç bölgesini kırması için gerekli olan momentumu sağlaması bekleniyor.
