
Geçtiğimiz hafta küresel piyasaların odağında, ABD ekonomisinin gidişatına ve dolayısıyla Fed’in para politikasına yön verecek olan istihdam verileri vardı. Cuma günü açıklanan verilerin beklentilerin oldukça altında kalması, Fed’in faiz indirimlerine daha erken ve daha agresif başlayabileceği beklentilerini güçlendirerek piyasalarda ayrışan bir seyre neden oldu.
ABD’de Zayıf Veri, Güçlü Faiz İndirimi Beklentisi
Haftanın en kritik verisi olan ABD tarım dışı istihdam raporu, 75 bin olan beklentinin çok altında kalarak sadece 22 bin kişilik bir artışa işaret etti. İşsizlik oranının da %4,3 ile son 4 yılın en yüksek seviyesine çıkması, iş gücü piyasasındaki soğumanın belirginleştiğini teyit etti. Bu zayıf tablo, Fed’in 17 Eylül’deki toplantısında 25 baz puanlık bir indirime gitmesini neredeyse kesinleştirirken, piyasalarda 50 baz puanlık daha agresif bir adımın dahi fiyatlamalara girmesine neden oldu.
Piyasalarda Ayrışan Performanslar
Faiz indirimi beklentisinin güçlenmesi, özellikle faize duyarlı teknoloji ve büyüme hisselerine olan talebi artırdı. Bu durum, haftayı %1,14’lük güçlü bir artışla kapatan NASDAQ endeksine öncülük etti. S&P 500 de haftayı pozitif tamamlarken, Dow Jones endeksi sınırlı bir düşüş kaydetti.
Avrupa cephesinde ise tablo daha farklıydı. Beklentileri hafif aşan enflasyon verisi ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu hafta faizlerde bir değişikliğe gitmeyeceği beklentisi, bölge borsaları üzerinde baskı yarattı. Almanya’nın DAX endeksi haftayı %1,28’lik bir düşüşle kapattı. Asya’da ise Japonya Başbakanı’nın istifası ve olumlu gelen GSYİH verileriyle Nikkei endeksi haftayı pozitif tamamladı.
Önümüzdeki Haftanın Gündemi
Piyasaların gözü bu hafta Perşembe günü açıklanacak olan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz kararında ve Başkan Christine Lagarde’ın vereceği mesajlarda olacak. Fed’in faiz indirimine hazırlandığı bir ortamda, ECB’nin geleceğe yönelik para politikası sinyalleri küresel risk iştahı üzerinde belirleyici olacaktır. #DAX #NIKKEI
