
Küresel piyasalar, ABD ekonomisinden gelen zayıflama sinyallerini, Fed’in faiz indirim döngüsünü başlatacağına dair güçlü bir teyit olarak algılayarak haftanın son işlem gününe hazırlanıyor. “Kötü haber iyi haberdir” mottosunun hakim olduğu piyasalarda, artan risk iştahı ABD ve Avrupa endekslerini yukarı taşıdı.
ABD’de açıklanan Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentilere paralel gelirken, asıl belirleyici olan veri iş gücü piyasasından geldi. Haftalık işsizlik maaşı başvurularının 263 bin kişi ile Ekim 2021’den bu yana en yüksek seviyesine çıkması, ekonomideki soğumanın belirginleştiğini gösterdi. Bu durum, Fed’in 17 Eylül’deki toplantısında en az 25 baz puanlık bir faiz indirimine gideceği olasılığını kuvvetlendirdi.
Bu beklentilerle ABD borsaları günü primli kapattı; Dow Jones %1,36, S&P 500 %0,85 ve Nasdaq %0,72 oranında değer kazandı. Bu pozitif hava, Avrupa borsalarına da yansıdı. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) beklentiler dahilinde faizleri sabit tutması ve Başkan Lagarde’ın dezenflasyon sürecinin tamamlandığına yönelik açıklamaları, bölgedeki belirsizlikleri bir miktar azalttı.
Asya piyasaları da genel olarak bu küresel iyimserliği takip ederken, piyasaların odağında ABD’den gelecek Michigan Üniversitesi tüketici beklentileri verisi ve G7 ülkeleri arasında Rus petrolü alımları nedeniyle Çin ve Hindistan’a yönelik olası tarife tartışmaları gibi jeopolitik riskler olacak.
